OpenStreetMap logo OpenStreetMap

İzmir’de belli bölgelerde karşılaştığım bir durum var. Özellikle caddelerde ve ana yollardaki yaya geçitlerinin ortasında hissedilebilir yüzey benzeri bir zemin uygulaması fark ettim. Örnek vermek gerekirse Ege Üniversitesi içindeki birçok yaya geçidi ve Bornova ile Bayraklı’daki caddelerdeki yaya geçitlerinde bu durum söz konusu. İzmir’in diğer yerlerine o kadar hakim olmadığım için onlarla ilgili söyleyebileceğim bir şey yok.

Şimdi bu uygulamaların erişilebilirlik açısından önemi büyük. Bunu inkâr edemem. Fakat işin bana ilginç gelen iki yönü var. Birincisi, bu yüzeyler plastikten veya sert bir malzemeden yapılmamış. Tam emin olmamakla birlikte sadece biraz kalın olacak şekilde sarıya boyanmış gibi bir hissiyatı var. Yani görüntü olarak orada var ama görme özürlü bir birey bunu göremeyeceği ve hissetmesi gerekeceği için işlevli olduğunu söyleyemem. Bastonu olan görme özürlü bir birey değilim ama en azından ayakkabılarımla hissedebildiğim kadarıyla hâl böyle.

Bahsetmek istediğim ikinci şey ise bu zeminler yalnızca yaya geçitleri üzerinde bulunuyor. Yani yaya geçidinin iki yanındaki kaldırımlarda hissedilebilir yüzey bulunmasa da yaya geçidi boyunca bu yüzeyler mevcut. Yani sanırım insanların yaya geçidine kadar kalp gözünü kullanarak yol bulduğunu ancak yaya geçidine gelince bu zeminin yol göstericiliğine muhtaç olduklarını düşündü bunu planlayan ve uygulayanlar. Böyle bir şeyin izahı olabilir mi? Şahsen benim aklım ermiyor.

Bilemiyorum Altan, bilemiyorum…

Location: Erzene Mahallesi, Bornova, İzmir, Ege Bölgesi, Türkiye

Discussion

Comment from Toastrry on 1 May 2026 at 10:20

İlgiyle, bilgiyle ve özenle sunduğunuz bu düşünceleriniz çok kıymetli. Paylaştığınız için şahsımca teşekkür ederim. Şuan Amsterdam’da üniversite öğrencisiyim. Şehir planlama alanında derslerim ve hedeflerim var. İzmir benim de evim. Bu bildiriminizi not alıyorum, unutmayacağım, çünkü çok haklısınız. Uapıldığı öne sürülen bir erişilebilirlik servisi var ise bu liyakatiyle yapılmalı. Siz de gözlem yapmaya, paylaşmaya devam edin lütfen, sağlıcakla kalın. - ipek

Comment from Runik3n on 1 May 2026 at 16:06

İpek Hanım öncelikle konuyla ilgilendiğiniz için teşekkür ederim. Bu ülkenin herkes tarafından eşitçe yararlanılabilecek şekilde tasarlanmış, erişilebilir, bisiklet dostu, doğa dostu, sokak hayvanlarını göz ardı etmeden tasarlanmış şehirlere ihtiyacı var. Bunun için de halkın ihtiyaçlarını ve görüşlerini önemseyen, para hırsıyla değil bir şehir planlayıcısına yakışan iş ahlakıyla çalışan sizlere çok iş düşüyor.

Ben elimden geleni vakit buldukça yapıyorum. Her gün geçtiğim yerlerle ilgili bildiklerimi bir kent hafızası oluşturma gayesiyle burada paylaşıyorum. Gönül isterdi ki bir sihirli asam olsun, gördüğüm bu eksikleri ve çirkinlikleri kaldırıp atabilsem. Türkiye’de “metropol”lerin hâli ortada. Büyük şehirlere “büyükşehir” demekle o kentin yapısı bir büyükşehir olmuyor. Bu ülkenin bir Haussmann’a ihtiyacı var. Bir şehir plancısı olsaydım ben o Haussmann olmayı hedeflerdim. Umarım böyle bir iz bırakmak size nasip olur. -rüniken

Leave a comment

Log in to leave a comment